Burası Türkiye :)

Başlatan volksport, 30 Kasım 2007, 03:39:30

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

®oyal


Stepne hırsızlığı yapan şebeke çöktü


http://www.medyatext.com.tr/V1/Pg/NewsCityDetail/NewID/43465/CatID/21/CityCode/50/CityName/Nevsehir/CountryID//Header/stepne_hirsizligi_yapan_sebeke_coktu.html

Benim gibi bir çok kişinin canını yakan mikroplar bunlarmış.

volksport

Alıntıdır...



Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık
indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi:

'Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz.'



Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın
güzel kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini
küçükten büyüğe doğru saymasını istemişti. Sıralamayı aynen yazıyorum:

'Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı.'



Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen
şöyle dedi:

'Gelin hanım köşede, isteyen takabilir.'
  ;

Geçtiğimiz ramazanın Kadir Gecesi'nde teravih namazını kılmak için camiye
gittim. Erkekler alt bölümde, kadınlar ise perdeyle ayrılmış üst bölmede
hep birlikte namaza durduk. Kadınlar her defasında secdeye 3-4 saniye geç
vardıklarından, üstten gelen ses ile bizim hareketlerimiz arasında bir
uyumsuzluk
başgösterdi. Bu keyfe keder 'senkronizasyon sorunu' mahalle imamımızın,
akıllara
ziyan bir şekilde duruma müdahale ederek üst kata seslenmesi ile son
buldu:

'Bayanlar! Geç ka lmayın, erkeklerle yatıp, erkeklerle kalkın!'



Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken;

- 'Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or..pu var Tamam' diye bir telsiz
anonsu gelmiş..

Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarıl ıp telsizin diğer
ucundaki memura;

- 'Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız' diye fırça atmış.

On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş.

- 'Komiserim malum kadınlar or..pu degilmiş Tamam'




Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp
çırpınan balıklara bakıp;

- 'Bunlar taze mi?' diye sormuştu.

Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı:

- 'Yok abla, pil takıp oynatıyoruz'

volksport

Türkiye ile bağlantılı değil ama yaşanmış 2 öykü... (Alıntıdır)


STANFORD

Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla rektörün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından firlayarak önlerini kesti..

Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?

Adam, yavaşça
rektörü görmek istediklerini söyledi. İşte bu imkansızdı..

Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu..
Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye mırıldandı..

Nasıl olsa bir sure sonra gideceklerdi.. Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü.. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalıştı.

Anlaşılan çare yoktu..
Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini bulandırmıstı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak şey miydi bu? Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti.

Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard´da okuyan ogullarını bir yıl önce bir kazada kaybetmişlerdi.

Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki onun anısına okul sınırları içinde bir yere bir anıt dikmek istiyorlardı.
Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi.
"Madam" dedi sert bir sesle, "Biz Harvard´da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner..."
"Hayır, hayır" diyerek haykırdı, yaşlı kadın.. "Anıt değil.. Belki, Harvard´a bir bina yaptırabiliriz". Rektör yıpranmış giysilere nefret dolu bir nazar fırlatarak "Bina mı?" diyerek tekrarladı. "Siz bir binanın kaça mâl olduğunu biliyor musunuz? Sadece son yaptıgımız bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasına çıktı.."

Tartışmayı noktaladıgını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi...

Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü :

"Üniversite inşaatına başlamak için gereken para buymuş? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"

Rektor´un yüzü karmakarısıktı.. Yaslı adam başıyla onayladı. Bay ve bayan Leland Stanford, dışarı çıktılar. Doğru Californiaya´ya, Palo Alto´ya geldiler. Ve Harvard´ın artık umursamadıgı oğulları için onun adını ebediyyen yaşatacak üniversiteyi kurdular.

Amerika´nın en önemli üniversitelerinden birini STANFORD´u.


ADOLPH VE RUDOLPH'un ÖYKÜSÜ

İkinci Dünya Savasi'nin hemen öncesinde Almanya'da bir kasabada iki kardes ayakkabi yapip satmak üzere bir atölye açarlar; Adolph ve Rudolph Dassler.

Savas sonrasi Adolph, Rudolph'a artik birlikte çalismak istemedigini, kendine ayri imalathane açacagini söyler. Rudolph saskindir. Ufacik kasabada iki kardes ayri imalathanelerde rekabet edeceklerdir.

Kardesine bunun mantikli olmayacagini, bu ufak kasabada zaten insanlarin sayili ayakkabi satin aldiklarini, ikisinin birden iflas edecegini söylese de Adolph bu uyariyi dikkate almaz ve kendine yeni bir ayakkabi imalathanesi açar.
Gerçekten de aralarinda kiyasiya bir rekabet baslar. Rekabetleri dogduklari kasaba sinirlarini dahi asar.
Iki kardes ayrildiktan sonra birbirlerine küsmüslerdir ve Adolph 1978 yilinda öldügünde tam 29 yildır darginlardir.

Bugün iki firmanin genel merkezi de bu ufak kasaba Herzogenerauch'tadir. Adolph Dassler'in ayakkabi sirketinin adi ADIDAS, Rudolph'un ki ise PUMA'dir.

®oyal

Az önce mail adresime gelen mesaja bakın.
PSİKOTEKNİK TEST MERKEZİ


İŞYERİ VE TİCARİ ARACI OLMAYANLAR OKUMASIN

TÜM  EHLİYET  SAHİPLERİNİN  DİKKATİNE!!!

(önemli ve günceldir lütfen bu mail'i

  dikkatli okuyun ve ilgiliye iletin)

(1) - İŞVERENLERE - 01.11.2008 TARİHİ İTİBARİYLE DAİMİ ŞOFÖRLERİNİZİN İŞLERİNE DEVAM EDEBİLMELERİ İÇİN MUTLAK SURETTE PSİKOTEKNİK BELGELERİ ÜZERİNDE DURMALIDIRLAR. AKSİ HALDE SÜRÜCÜ ARKADAŞA CEZAİ İŞLEM UYGULANDIĞI GİBİ ARAÇTA BAĞLANACAKTIR.

(2) - SÜRÜCÜ ARKADAŞLARA- 01.11.2008 TARİHİ İTİBARİYLE İŞVERENLER PSİKOTEKNİK BELGESİ OLMAYAN SÜRÜCÜLERE TİCARİ ARAÇLARINI VEREMEYECEKLERİ İÇİN İŞİ BIRAKMANIZ DAHİ SÖZ KONUSU OLABİLİR, BU SEBEPTEN DOLAYI BİRAN ÖNCE KAYDINIZI YAPTIRIP BELGENİZİ ALINIZ.


PSİKOTEKNİK BELGESİ 31.10.2008 TARİHİNE KADAR SORULMAZ 01.11.2008 TARİHİNDEN SONRA YAPILACAK UYGULAMALARDA
PSİKOTEKNİK BELGESİ BULUNDURMAYAN SÜRÜCÜLERE
VE ARAÇ SAHİPLERİNE CEZAİ İŞLEM UYGULANACAKTIR.


Alttaki Şartlarda Aracınız var ise Psikoteknik belgesi almak durumundasınız :

1 ) Kullandığınız araçla ürün taşıması yapmasanız bile ruhsatında kamyon,kamyonet ve kapalı kasa yazıyorsa,

2 ) Araç ruhsatında hususi yazmasına rağmen araç ile irsaliyeli ve faturalı yük nakli yapılıyorsa,

3 ) Renault Kangoo (camlı)ve Palio Van gibi kapalı kasa araçlarınız varsa,


ÖNEMLİ NOT :
Trafik kazasına karışan sürücünün PSİKOTEKNİK Değerlendirme belgesi yok ise sigorta şirketleri tarafından hasar ödemesi yapılmamaktadır.

Kısaca sürcülerin belgelerinin olmaması direkt olarak firmanızı etkilemektedir .

Firmanız adına Kayıtlı araçlarınız var ise aracnızı kullanan sürücü arkadaşların PSİKOTEKNİK değerlendirme
Belgesiyle trafiğe çıkılması Ulaştırma Bakanlığı tarafından zorunlu kılınmıştır.



HATIRLATMA

YAPILACAK  UYGULAMALARDA PSİKOTEKNİK BELGESİ BULUNDURMAMASI DURUMUNDA (FİRMA'YA 5000YTL SÜRÜCÜ ARKADAŞLARA 250YTL) CEZAİ İŞLEM UYGULANACAKTIR.


DENETİM YAPACAK BİRİMLER;

ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA BAĞLI 30 BİN SİVİL MEMUR,JANDARMA TRAFİK,
TRAFİK POLİSİ,TRAFİK ZABITASI

PSİKOMOTOR  TESTLERİ

Kordinasyon Testi
Hız Ve Mesafe Testi
Çarpışma Tahmin Testi
Tepki Hızı Testi
Çevresel Görüş 1 ve 2 Testleri 
Trafiğe İlişkin Görüş Testi
Trafik Ortamında Tepki Testi


SÜRÜCÜLERDE PSİKOTEKNİK DEĞERLENDİRME     

Sürücülerin güvenli araç kullanmalarını sağlayan zihinsel özelliklerinin (algı, dikkat, hafıza, muhakeme vb.); Psikomotor yetenek ve becerilerinin (tepki hızı, göz, el, ayak koordinasyonu vb.); tutum-davranış, alışkanlık ve kişilik özelliklerinin (risk alma, saldırganlık, sorumluluk, öz kontrol vb.) ölçülmesi ve sürücülük açısından uygunluğu-yeterliliği hakkında bir sonuca varılmasıdır.

Standart, tarafsız, Bilimsel, Değerlendirme     

Psikoteknik merkezimiz güler yüzlü personeli ve üç ayrı şubesiyle müşteri odaklı Tarafsız ,Standart ve Bilimsel kriterlere uygun olarak Psikoteknik değerlendirme, Psikiyatri muayenesi ve sürücü davranış analiziyle sizlere hizmet vermektedir.

(GEÇ KALMADAN BELGELERİNİZİ ALIN)

UYGULAMA;

1. Ön Bilgi Formu ve Trafikteki Durum ve Davranış Testinin doldurulması,

Öncelikle merkezimize başvuran sürücülere Ön bilgi Formu ve TDDT testleri yazılı olarak doldurtulur.

2. PSİKOTEKNİK DEĞERLENDİRME TESTİ

Daha sonra sürücü Trafikent Psikoteknik Değerlendirme cihazına alınarak,

Bilişsel ve Psikomotor yeteneklerini ölçmek amacıyla çeşitli testler uygulanır.

3. PSİKOLOG GÖRÜŞMESİ

Trafikent Psikoteknik Değerlendirme cihazından alınan test sonuçlarıyla birlikte Psikolog görüşmesi gerçekleştirilir.

Bu görüşmede Sürücünün test sonuçlarının değerlendirmesi Psikolog tarafından yapılır.



YÖNETMELİKLER

25.02.2004 tarih ve 25384 sayılı resmi gazetede yayınlanan KARAYOLU TAŞIMA YÖNETMELİĞİ 60. maddesi 'e' bendine göre profesyonel sürücülere Psikoteknik degerlendirme yapmaktadır. Aynı yönetmeliğin 73 üncü maddesine göre bu değerlendirmeyi yaptırmayan sürücüleri çalıştıran firmalar için  para cezası, yetki belgesinin iptali ile ceza koşulları belirtilmiştir.



İLGİLİ KANUN  RESMİ GAZETE'DE YAYINLANMIŞTIR.             

25.02.2004 tarih ve 25384 sayılı Resmi Gazete(KTY Aslı)                                     

08.09.2004 tarih ve 25577 sayılı Resmi Gazete(1.Değişiklik)

15.12.2004 tarih ve 25671 sayılı Resmi Gazete(2.Değişiklik)

26.02.2005 tarih ve 25739 sayılı Resmi Gazete(3.Değişiklik)

09.09. 2005tarih ve 25931 sayılı Resmi Gazete(4.Değişiklik)

18.01.2006 tarihi ve 26053 sayılı Resmi Gazete(5.Değişiklik)


PSİKOTEKNİK TEST YAPTIRMANIZ YASA GEREĞİ ZORUNLUDUR

T.C Ulaştırma Bakanlığı 4925 Sayılı Karayolu Kanunu

Bu yazı T.C. ULAŞTIRMA BAKANLIĞI Resmi sitesinden alınmıştır.

lostys

Alıntı yapılan: volksport - 28 Ekim 2008, 18:37:33

Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken;
- 'Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or..pu var Tamam' diye bir telsiz
anonsu gelmiş..
Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarıl ıp telsizin diğer
ucundaki memura;
- 'Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız' diye fırça atmış.
On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş.
- 'Komiserim malum kadınlar or..pu degilmiş Tamam'

Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp
çırpınan balıklara bakıp;
- 'Bunlar taze mi?' diye sormuştu.
Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı:
- 'Yok abla, pil takıp oynatıyoruz'

eralp Allah canını almasın ya bunlar ne olm :D koparttın beni akşam akşam :D valide bakıo bana ne gülüo bu manyak gene die :D

alone01

Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Mechule giden bir gemi kalkar bu limandan.

®oyal



Fotoğraf  israilden ama haberi Türkiye den

volksport

Alıntıdır....

>> OKURKEN DİKKAT EDİN DE BAŞINIZ DÖNMESİN :)
>>
>>
>>
>>Saygıdeğer Hakim Bey..
>>
>>Saygılarımla size açiklama özgürlügümü kullanarak bazi seyleri bildirmek
>>istiyorum
>>
>>Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz..
>>Su günlerde askerliğe çağırılacağım.
>>
>>Yasım 24 ve 44 yasında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı
>>var 25 yasında.
>>Babam ise bu bahs etmis oldugum kizi ile evlendi.
>>Böylelikle Babam, karimin kizi ile evlendigi icin damadim olmus oldu.
>>Bunun üzerine kizim da üvey annem olmus oldu babamla evlendigi icin..
>>
>>Hanimimin ve benim gecen sene bir oglumuz oldu.
>>Oglum hanimimin kizinin erkek kardesi oldu, ayni zamanda Babamin da
>>enistesi.
>>Birde üveyannemin erkek kardesi oldugu icin dayi oldu.
>>Anliyacaginiz benim oglum benim dayim oldu..
>>
>>Babamin esi sene sonunda dünyaya bir erkek cocugu getirdi.
>>O babamin oglu oldugu icin benimde erkek kardesim, vede kizimin oglu
>>oldugu icin de torunum.
>>Yani beni torunumun erkek kardesiyim.
>>Ayrica bir Annenin evladinin babasi esi olduguna göre bende Esimin Kizinin
>>babasiyim vede kizimin erkek cocugunun erkek kardesiyim.
>>Kisacasi kendimin büyükbabasiyim..
>>
>>Sayin Savci bey sizden ricam beni Askerlik görevimden azl etmenizdir,
>>sizde biliyorsunuz ki kanunlarimizda Baba, Ogul ve Torun ayni zamanda
>>askerlik yapamazlar..
>>
>>Saygilarimla..
>>
>>Not: Pskolojik rahatsizliklardan ve
>>(!)Ailedeki dengesizliklerden dolayi bu
>>genc adam askerlikten men edilmistir..
>>(Dosyasina bu sekilde islenmiştir.)

vw6n

Geçengün radyoda dinlemiştim çok ilginç  acaba gerçekmi ???

volksport

Gelen Mailden alıntıdır...



Var mı aranızda böyle ''Çılgın Türk''..

TARİH, 14 Ekim 1987.

Saat, 11.05.

Yer, Ankara Mürted.

4'üncü Ana Jet Üssü'nün pistinde bir F16 frenlerini bırakmış, kulakları adeta sağır eden bir gümbürtüyle hızlanıyordu.

Nefesler tutulmuştu.

Çünkü 86-0068 kuyruk numaralı o F16, tarihimizde yeni bir sayfa açıyordu. Türkiye'de üretilen ilk savaş uçağıydı.

*

İlk kez test ediliyordu.

Haliyle, düşme ihtimali yüksekti.

Pilot, 36 yaşında bir binbaşıydı.

Şener Koltuk.

'Kelle Koltuk' diyorlardı ona.

Haklıydılar... Çünkü bu işi yapabilmek için hakikaten kelleyi koltuğa almak gerekiyordu. Havalanacak, bütün manevraları deneyecek, kelimenin tam manasıyla 'canını çıkaracaktı' hiç uçmamış uçağın... Kalktı, daldı, çıktı, yattı, döndü ve sağ salim indi.

'Tamam' dedi, 'Bu uçar...'

*

Gözü karaydı, mangal yürekli...

Tam çılgın Türk!

*

Kıbrıs'ta savaştı.

F100'le... Bu F100 dedikleri, hesapta avcı bombardıman uçağı ama, aslında soba borusu gibi bi şey... ABD'nin bize kakaladığı uçaklardan... 1953 model!

Onunla dağıttı Yunan'ı.

F104 macerası var bir de...

Bandırma'ya inecek, basıyor düğmeye, sol iniş takımı açılmıyor... Komutan, Cumhur Asparuk Paşa... 'Atla' diyor, 'Uçağın canı cehenneme, pilotumdan kıymetli değil...' Atlasa, rutin kontrol için hastaneye gidecek, 28 gün uçuştan men edilecek, kural bu... Uçak arızalı ama, pilot daha arızalı! 'Çorbayı akşam evde içeceğim komutanım' diyor, atlamıyor! Gövde üstü indiriyor uçağı! Hem de öyle indiriyor ki, tereyağından kıl çeker gibi, tekerlekle inse bu kadar olur... Aynı uçağı, 27 gün sonra 'kendisi' test ediyor ve yeniden Hava Kuvvetleri'ne dahil ediyor!

*

521 uçağın test uçuşunu yaptı. 521 kez 'maksimum' riske attı hayatını... Bu bir dünya rekoru... Çünkü, binlerce parça ve milyonlarca hesaptan oluşan 'sıfır kilometre' 521 uçağı, düşürmeden indiren başka bir pilot yok dünyada!

*

Emekli oldu sonra...

ABD'den iş teklifi aldı.

Acayip paralar teklif edildi. Gitmedi.

'Ben bu işi para için yapmadım, bu vatanın ne toprağını terk edebilirim, ne gökyüzünü' dedi.

Restoran açtı.

'Ticaret yapmak F16 uçurmaktan zor' diyordu arkadaşlarına: 'Buzda kayıyorsun, suya yazı yazıyorlar, dürüstlük yok! Böyle ortamda uçmak mı kolay, ticaret yapmak mı?'

*

Ve tarih, 13 Haziran 2008...

Yer, Ankara Kocatepe Camii...

Musalla taşında ay-yıldızlı tabut.

Şener Koltuk...

Henüz 57 yaşında kalp krizinden vefat etti. Türbana mürbana kafa yorduğunuz için haberinizin olduğunu sanmıyorum, yazayım dedim... Türkiye, hakkı ödenmez bir kahramanını sessiz sedasız toprağa verdi. Allah rahmet eylesin.

lostys

Allah rahmet eylesin...tüylerim diken diken oldu... Allah bu milleti bu hale getirenlerin iki yakasını bir araya getirmesin...

volksport

"Uçak arızalı ama, pilot daha arızalı! 'Çorbayı akşam evde içeceğim komutanım' diyor, atlamıyor! "

Bu cümle cidden guzelmiş ama... Hastaneye kontrole gitmektense...  :saygılar


lostys

hahahayt :D gizli kamera :D  :-X