Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Bektaşi Fıkraları  (Okunma sayısı 1677 defa)

Bektaşi Fıkraları
« : 16 Haziran 2007, 09:03:25 »

Milletvekili ve Eşek

Milletvekilinin biri bir bektaşi köyünü gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.
Yanındaki bektaşiye sormuş;
Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ?
Efendim, demiş bektaşi, o zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum.
Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.
Akıllıca ,demiş vekil.
Peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?
Bektaşi anlayamam; ama ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşekler burada demiş



Bektaşi iLe HoCa

bektaşi ile bir haca yola çıkmışlar bir süre sonra hoca namaz saati demiş başlamış kılmaya rekat üstüne rekat selam üstüne selam bektaşinin beklemekten canı sıklmış hoca namazı bitirince sormuş yahu bu ne uzun namaz böyle Hoca:kazaya kalmış namazlarımı eda eyledim Betaşi:eh benda bir namaz kılayım demiş ve başlamış namaza ve sonunda bitmiş.Hoca dayanamayıp sormuş senin namazda uzun sürdü.Bektaşi; önümüzde ki haftanın namazını kıldım.Hoca şaşırmış; yahu olur mu böyle şey Bektaşi gülmüş:yukarıda ki senin veresiyeni kabul ediyorda benim peşinimi neden kabul etmesin?


Eşeği kime emanet ettin?

Bektaşi birgün oğlu ve eşeği ile pazara gider. Pazarda rahatça gezmek isteyen Bektaşi oğlunun ve eşeğinin kendisini bir kenarda beklemesini ister. Oğluna da eşeği kaybetmemesini de iyice tenbih eder ve pazara yalnız başına gider.

Bektaşinin oğlu dayanamaz ve eşeği bir ağaca bağlayarak kendi de pazara gezmeye gider. Tabi oğlu Bektaşiden önce geri döner carşıdan ve eşeği bıraktığı yerde bulamaz ve aramaya başlar.

Bu arada da Bektaşi de pazardan döner ve oğluna eşeğin nerede oldugunu sorar. Oğlu, ağaca bağladığını ve eşeğin çalınmış olduğunu söyler.

Bektaşi de oğluna sorar

"Eşeği kime emanet ettin?"

Oğlu "Allah'a" diye cevap verir.

Bektaşi "Ah oğlum, eşek hiç Allah'a emanet edilir mi, Allah'tan hergün kaç kişi eşek ister, sen hiç bilir misin"?


Softa ile Bektaşi

Yolun kenarında oturup muhabbet ederken..
Önlerinden bir tane köpek geçer..

Softa "Söyle bakalım baba erenler bu köpek sizden midir yoksa bizden midir " der.
Baba erenler 'de "Hele önüne bir tavşan at yerse sizden yemezse bizdendir" der.


Bektaşi ve müftü

Erzurumlu uyanık bir bektaşi Van a gitmiş.Van da dolaşırken farketmiş ki herkes namaz kılıyor,camiye gidiyor ama imamları yok.insanlar da uzun süredir kendilerine bir imam arıyorlarmış.bizim bektaşi de uyanık ya demişki:
-ey cemaat ben size imamlık yaparım ama bir şartla.bana her hafta 1 tane dana vereceksiniz.
cemaat de sevinçle:
-dana ne demek sen yeter ki bize imamlık yap biz sana herşeyi veririz.
bektaşi hemen sıvamış kolları.başlamış imamlığa.ama ne bir dua biliyor nede namaz.tuhaf tuhaf hareketler yapmaya başlamış,insanlar da o ne yaparsa aynısını yapıyorlarmış.durumu farkeden bir uyanık;bektaşiyi şikayet etmiş ve devlet de durumu sorgulamak için bir müftü görevlendirmiş.müftü camiye gelmiş ve bektaşiye:
-hadi kıldır şu namazı da görelim imamlığını demiş.
bizim bektaşi yine tuhaf hareketler yaparak başlanmış söylenmeye:
-Erzurum dan geldim Vana
-Hiç zararım yok bir cana
-Elimde var 150 dana
-Müftü bey yarısı sana yarısı bana
-Allahuekber....

(Müftü nün raporu:mümin kardeşimiz ibadetin gereğini fazlasıyla yerine getirmektedir.iddialar asılsızdır)


bektasi camide

bir gün bektaşinin birinin parası bitmiş.
ne yapmış ne etmiş içki parasını denkleştirememiş. bakmış olacak gibi değil gideyimde tanrıdan isteyeyim demiş.
camide eline acmıs allahım bana para ver bende ona içki alayım yanına meze alayım diye dua ediyormus. bunu sofunun birisi duymuş.
-bre kafir allahtan içki parasımı istiyon. insan iyi amel ister, iman ister sevab ister..
bekatşi tekrar ellerini kaldırarak:
- allahım herkesde kendinde olmayanı istiyor...


Boşunu mu? Dolusunu mu?

Bektaşi yolda yürürken aynı zamanda elideki şarabını yudumluyor.
Onu gören sofu kinci ve saldırgan bir söyleyişle:
-Ahirette o şişeyi boynunuza asacakalar!
Bektaşi meraklı bir tavırla sofuya seslenir
-Boşunu mu? Dolusunu mu?


Cemaat Ne Bilsin!

Bektaşinin huysuz ve titiz bir karısı varmış.
Kadın birgün ölmüş. cenaze kaldırılırken imam usulen;

-Ey cemaat ! bu hatun kişiyi nasıl bilirsiniz?
Diye sorunca, Bektaşi;

Be imam efendi, cemaat ne bilsin. onu bana sor demiş.


Biz yine yaya kalırız
Bektaşi babasıyla, kilisenin papazının arası çok iyi imiş, yıllarca mahallede oturmuşlar. Gel zaman, git zaman, papaz hastalanmış, ağırlaşmış, son nefesini verecek, akrabaları eski dostu Bektaşi'ye haber vermişler, o da kalmış gelmiş...

Bektaş papazın odasına girmiş, papaz, Bektaşiyi karşısında görünce bir şeyler söylemek istemiş, dudakları kıbırdamış ama konuşamamış...

Bektaşi hemen eliyle papazın ağzını kapamış...

Dışarı çıkınca sormuşlar:

'Baba erenler, ne yaptın? '

Bektaşi başını sallamış:

'Ben bu papazı kırk yıldır tanırım, şimdi bir kelime-i şahadet getirir, doğru cennete gider, biz yine yaya kalırız.


Dönmeyiz

Bektasi ile mevlevi sohbet ediyorlarmıs

Bektasi sormus :
-Siz nasıl ibadet edersiniz?

Mevlevi:
-Biz Allah der döneriz Allah der döneriz demis
mevlevi sormus :
siz nasıl ibadet edersiniz diye

Bektasi:
-Biz bir kez allah dedikmi dönmeyiz demis.


Kabul Olsaydı

Kabul Olsaydı...
Dilencinin biri, Bektaşi ye:
–"Bir sadaka ver sana dua edeyim."
Bektaşi on para verdikten sonra dilenciye dönerek:
–"Duanı istemem."
Dilenci sorar:
–"Neden?"
–"Eğer duan kabul olsaydı, sen dilenci olmazdın.
« Son Düzenleme: 18 Haziran 2007, 09:29:09 Gönderen: Firestarter »

Çevrimdışı SkY

Ynt: Bektaşi Fıkraları
« Yanıtla #1 : 16 Haziran 2007, 09:15:22 »
eline sağlık,hepsi birbirinden komik:)
Life is easy;eat & sleep and FLY!!!