Oktan meselesi
Hafif konular yazmamam kızıyorsunuz ya.
Kızın o zaman.
Çünkü yazacağım konu hayli hafif.
Geçen gün eşimle benzincide durduk.
Pompadaki görevliye “97 oktan doldurun” dedi.
“Niye 97” diye sordum.
“Bu otomobil 98 oktanla çalışıyor. Ama 98 yok. O nedenle 97 koyuyorum” dedi.
“Haklısın 98’le çalışıyor. 97 ile değil. 97, 98 değildir” dedim.
Bu arada görevli elinde pompayla bizi izliyor. Biz de tartışıyoruz.
“97, 98’e 95’ten daha yakın. O yüzden 97 koyduruyorum” dedi.
“Yanlış yapıyorsun. 97 diye bir oktan olmaz. 95 vardır. 98 vardır. 97 burada uydurulmuş bir palavradır. Hiç bir işe yaramaz. Boşuna fazla para veriyorsun. 98 yoksa 95 koy. Boşuna para verme” dedim.
“Cimrisin” dedi.
“Cimri değilim. O zaman 100 oktan koydur. O bir işe yarar ama 97 bir işe yaramaz” dedim.
“Ben 97 istiyorum” dedi.
Gitti direksiyona oturdu.
Görevli de 97’yi doldurmaya başladı.
Sonra eşimin duymayacağından emin olunca bana doğru eğildi. “Fatih Abi çok haklısın. Bu 97 hiç bir işe yaramıyor ama nedense alıyorlar. Senin gibi işi bilen çok az. Allahtan da az. Yoksa biz bu 97’yi nasıl satarız” dedi.
Bunu niye mi yazdım.
Aklınızda bulunsun diye.
Eğer otomobilinizin motoru 98 oktanla çalışıyorsa 98 alın.
Yoksa 95.
Çünkü diğerinin size daha fazla para harcatmaktan başka önemli bir yararı yok.







Logged




