arkadaşlar benden size tavsiyem minibüse binerken kapının ağızında birileri varsa dikkat edin genelde cepçi oluyor bugün işe giderken GEBZE-HAREM minibüsünde gidiyorum 2 kişi bindi kapı ağızına sağlı sollu cepçi çıktılar tamda yanımdaydı birisi inip binen leri sıkıştırıyolar cüzdanını çekiyorlar.Komik olan birşey var adamlar kendi aralarında tartışıyolardı adama yol verme sıkıştır filen diye dikkatli olun eğer yanınızda yüksek miktarda para var ise cüzdanınıza koymayın tavsiye ederim. Ne zaman biticek bu hırsızlık
Logged
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ..! HERŞEY VATAN İÇİN
25-12-2007 günü başımızdan geçen traji komik dolandırıcılık olayının işyerimizde başlayıp hastanade devam eden ve sonlanan olayın baş rol oyuncusu bugün bulunmuştur.Konu ile ilgilenen değerli Bursa Emniyet'i polis teşkilatına teşekkürlerimizi bir borç biliriz.
(T5 siyah ve camlı tv de seyrettim) Bir güvenlik şirketi tarafından, asayiş olaylarında kullanılmak üzere operasyon ve afet aracı olarak hazırlanan araçta, navigasyon, GPS, GPRS, uydu, mobil PC ve araç multimedya sisteminin yanı sıra mobil plaka tanıma ve yüz okuma sistemlerinin yer aldığı belirtildi.
Araçtaki mobil plaka tanıma sisteminin, araçlar için özel tasarlanan PC'de çalışan ve özel olarak hazırlanan bir yazılımdan oluştuğu kaydedildi.
Bu yazılımın, normal kameraların iki katı hızda görüntü verebilen kameradan aldığı görüntüyü otomatik olarak analiz ettiğine işaret edildi.
Trafikteki ya da park halindeki araçların plakalarını okuyup çalıntı olup olmadığını tespit edebilen araçtaki sistem sayesinde, çalıntı olduğu belirlenen araçlar için GPRS modem aracılığıyla internet üzerinden Türkiye'nin herhangi bir yerine saliselerle tarif edilen zaman içerisinde alarm gönderilebildiği vurgulandı.
Yaklaşık 200 bin YTL'ye mal olduğu bildirilen tam donanımlı takip kontrol aracının otomatik olarak çalıştığı ve bilgisayar kullanıcılarının hiç zorlanmadan kullanacağı şekilde tasarlandığı belirtildi.
Sistemin, araçtaki yüksek hızlı kamera sayesinde 300 km/saat'lik bağıl hızda bile hatasız çalışabildiği bildirildi
birde bu dolandırıcılıklara parfümcüler karıstı freeshopta calısıyorum bunlar elimde kaldı diyerekten kalite parfümlerin taklitlerini ayak üstü satıyorlar dikkatli olmak lazım
AMAN LÜTFEN DİKKATLE OKUYUN VE SÖYLENENLERİ YAPIN AMAN LÜTFEN DİKKATLE OKUYUN VE SÖYLENENLERİ YAPIN . YOLLAYAN ÇOK CİDDİ BİR TANIDIĞIMDIR LUZUMSUZ BİR ŞAKA YAPMAZ . O NEDENLE UYANIK OLMAK LAZIM ... Dostlar merhaba, Size cumartesi günü başımdan geçen çok çirkin bir olayı anlatmak istiyorum. Cumartesi günü 0544 243 87 83 numaralı bir telefon beni arayıp adımla benle görüşmek istediğini söyledi. Ben de aranan kişinin ben olduğumu söylediğimde bana, ' Ben ..... asayişten arıyorum yaka numaram bu deyip, bu numaradan dün aksam ............ no' lu telefona astsubay ............ isimli kişiye 7 kere küfürlü mesaj atıldığını ve bu yüzdende telefonumun izlenmeye alındığını ve hakkımda suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılığa gidip ifade vermem gerektiği söylendi. Ben de adimi bilen insan benim is ve ev adresimi de bilir; böyle bir is varsa gelin beni bulun, su an size yardımcı olamam dedim. Telefonun diğer ucundaki şahıs ( yaklaşık 45-50 yaşlarında) bana bağırmaya başlayıp mecbursunuz yardımcı olacaksınız şimdi sizi .... Savcılığına aktarıyorum # 154 tuşlayın dedi. Bende hiçbir yeri tuşlamayacağımı söyleyip baya bir bagiristan sonra telefonu kapattım. Amacım en yakin karakola gidip ilgili numarayı aratmaktı. Bu arada tesadüfen konuştuğum bir mahalle esnafı bunun son günlerde defalarca yapıldığı söyleyip en son bir mağaza sahibinin # 154 tuşlandığını ve telefonu otomatikman yurtdışı görüşmelere açıp yaklaşık 2-3 milyarlık fatura geldiğini söyledi. Karakolların ve savcılığın bu olayla son günlerde defalarca karsılaştığını ve sadece o semtte o gün 23 kez bu konuyla ilgili oradaki karakola müracaat olduğunu söyledi. Sadece aman diyorum dostlar aman, dikkat edelim bu bir çete. # 154 NO.'YU TUŞLAMAYIN SAKIN SAKIN KİM NE DERSE DESİN::!!
Çok eski bir mailden alıntı, belki okumayanlar olmuş olabilir aramızda, paylaşıyım dedim...
Yaşanmış bir öykü... Bir genç cumartesi gecesi bir partiye gidiyor. Çok eğleniyor, birkaç bira içiyor Partiden tanıştığı bir kız ondan çok etkilenmiş görünüyor ve onu başka bir partiye davet ediyor Hemen kabul ediyor ve diğer partinin gerçekleştiği yerde birkaç bira daha içiyor ve daha sonra anlaşıldığı üzere birileri buna uyuşturucu veriyor (hangi uyuşturucu olduğu bilinmiyor). Daha sonra bu genç uyandığında içi buzla doldurulmuş bir küvette Çırılçıplak olduğunu anlıyor.
Hala içkinin etkisinde olduğunu hissediyor ve etrafına baktığında yalnız olduğunu anlıyor, etrafına bakıyor göğsünde rujla yazılmış bir kâğıt olduğunu fark ediyor Kâğıtta şöyle yazıyor:'112'yi ara yoksa öleceksin!'. Küvetin yakınında bir telefon görüyor ve hemen 112'yi arıyor ama nerede olduğunu, ne içtiğini, kimlerle olduğunu bilmediğini söylüyor Operatör hemen ona küvetten çıkmasını ve bir aynanın karşısına geçmesini söylüyor Genç, göğsünde hiçbir anormallik görmüyor ama Operatör sırtına bakmasını söyleyince, sırtında 2 tane büyük yarık olduğunu fark ediyor. Bunun üzerine operatör, onun tekrar buz dolu küvete dönmesini ve orada ambulansı beklemesini söylüyor Hastanede yapılan incelemeden sonra, onun 2 Böbreğinin çalınmış olduğu anlaşılıyor Her bir böbrek karaborsada 10.000 Dolar ediyor ( gencin bundan haberi yok tabii ). Daha sonra anlaşıldığına göre: 2. parti tamamen sahte, bu işe karışan insanların çok iyi tıbbi bilgileri var ve verilen uyuşturucu eğlence amacını içermiyor Şu anda bu genç hastanede, onu yaşamda tutan bir alete bağlanmış durumda ve hala dokularına uygun bir böbrek bekliyor Mafya profesyonellerle çalışıyor
Büyük şehirlerde aktif durumda çok böyle grup olduğu biliniyor
New Orleans, New York ve bir söylentiye göre İstanbul ve Ankara'da da faaliyet gösteriyor Bu mafya çok iyi örgütlenmiş ve finanse edilmiş. 112 bu suçu artık tanıdığından dolayı, kişileri hemen aynaya yönlendirerek, olayın boyutunu anlamaya çalışıyor Lütfen bu hikâyeyi tanıdığınız herkese anlatınız bu herkesin başına gelebilir
Hukuk Fakültesinde okuyan bir arkadaşımdan dün bir Çay muhabbeti esnasında bunu dinledim Sultanahmet civarında bir çay bahçesinde oturuyormuş Bir çay söylemiş. Yan masaya iki adam oturmuş ve onlar da çay söylemişler Çaylar gelmiş, çayı 2 adama uzatan garsona,
adamlar 'yok' demişler, 'delikanlıya ver', daha önce geldi kendisi Delikanlıyla 'yok, siz için' vs. gibisinden ufak Şakalaşmalar olmuş Çaylar yudumlanırken 2 adam yemekte oldukları Bisküvilerden
delikanlıya uzatıp 'buyurun, alın' demişler Delikanlı da kıramamış ve birkaç tane alıp yemiş. Daha sonra otobüsüne binmek için oradan kalkmış Otobüse bineceği sırada uykusu gelmeye başlamış,
etrafına baktığında çay bahçesindeki adamların kendisini izlediğini fark etmiş
ve telaşa kapılmış Çoğu kimsenin bildiği, Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden birinin de anlattığı
bir 911 vakası aklına gelmiş: ( Böbrekleri çalınan birisi ). Her neyse... Hemen kendisini alması için arkadaşına telefon etmiş. Arkadaşı gelmiş ve hastaneye gitmişler. Doktorun sözleri: Eğer eve gitmiş olsaydın bir daha uyanamazdın. Çünkü sana verilen uyku ilacı dozajı öldürücü düzeyde!'
gencin başına gelenler biraz şehir efsanesi bence ama,yukardaki mail de bahsedilen konu benim de başıma geldi.telefonumda cevapsız bir çağrı gördüm,kimin aradığını öğrenmek için tekrar numarayı aradığımda karşıdaki kişi bana komiser olduğunu hakkımda şikayet olduğunu ve beni savcılığa bağlayacağnı söylerek telefonda kalmamı istedi.benim cevabım ne mi oldu; has............ulen................ yemeyin bunları arkadaşlar uyanık olalım